| TÜRKİYE' DE NELER OLUYOR MUŞ ? |
|
|
| Yazar adam gibi adam | |
İNTERNET HABER PORTALLARINDAN DERLENMİŞ HABERLERDİRYSK'ya 'kuşkulu' soru: Seçmen sayısı 4 yılda nasıl 10 milyon arttı?
CHP eski milletvekili ve kamuoyu araştırmacısı Bülent Tanla, 2007 seçiminde 42 milyon 799 bin olan seçmen sayısının şimdi 52 milyon 700 bine çıktığına işaret ederek “Bu ne TÜİK ne de MERNİS verilerini tutuyor. Anormal artışın nedenini YSK açıklamalı” dedi. Tanla, bu kuşkulu artışın yüzde 10 barajını 1 milyon kişi arttırdığını, baraj tehlikesi yaşayan partileri doğrudan etkilediğini kaydetti.YSK’nin 298 sayılı yasa ile Türkiye’de seçimlerin doğru dürüst, süratli ve seçmenin rahatça oy kullanabileceği ve seçimleri sonuçlandırması için gereken görevlerle donatılan bir kurum olduğunu anlatan Tanla, şöyle devam etti: ‘Barajı da etkiliyor’ “YSK’nin yüksek hâkimlerden oluşan bir yönetim yapısı var. YSK’nin kararları mahkemeye götürülmez ve kesindir. YSK’nin son 12 yılda açıkladığı gerçekler ortada. 2002 yılda seçmen sayısı 41 milyon 407 bin. 2007 yılında bu rakam 42 milyon 799 bine çıktı. Yani 800 bin kişi arttı. 12 Haziran’daki seçimlerde ise bu sayı 52 milyon 700 bin. Yani 10 milyon kişi arttı. Bunu ben kamuoyuna sunuyorum. Yaşanan anormal artışı YSK yetkilileri açıklamalı. Bundan önceki rakamlar yanlış ise parlamento meşruiyet sorunuyla karşı karşıyadır. Eğer bir yanlışlık yok ise artışın nedeninin açıklanması lazım. Bu artışı partilerin denetimine sunuyorum. Bir anda yüzde 10 barajının sayısı arttı. Seçime katılım 50 milyon ise baraj 5 milyon kişiye denk geliyor. 40 milyon ise 4 milyonda kalıyor. Baraj limitinde olan bir partinin oyları durup dururken yükseliyor ya da azalıyor. Buna dikkat edilmesi gerekiyor. Türk siyaseti bazı kaset iddiaları yüzünden yanlış yerlere götürülüyor. Kaset haberlerinden çok ses çıkarken, barajın arttırılması kimsenin dikkatini çekmiyor.”
VIP DEDEKTİF, AKP'Lİ VEKİL ADAYI ÇIKTI
Müşterileri için gizli izleme ve dinleme yapan ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu hakkında da dosya hazırlayan dedektiflik firmasının sahibi, AK Parti Ankara milletvekili aday adayı Ömer Faruk Koca çıktı. Koca tutuklanarak cezaevine konuldu. Cumhuriyet Savcısı Kemal Saltuk’un talimatıyla basılan Ankara’daki VIP Dedektiflik Bürosunda, eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun da aralarında bulunduğu birçok kişinin izlendiğine dair dokümanlar ele geçirildi. 12 Haziranda yapılacak olan seçimlerde AK Parti’den milletvekili aday adayı olan Ömer Faruk Koca’ya ait şirketin 15 Şubat 2010 tarihinde 500 TL sermaye ile kurulduğu belirlendi.AK PARTİ’DEN SERTİFİKAYozgatlı olan emekli astsubay Ömer Faruk Koca, jandarma teşkilatında çalıştı. Daha sonra, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinde okudu ve Ankara Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans yaptı. Koca, AK Parti Ankara Siyaset Akademisi’ne girdi ve bu yıl mezun oldu. Ankara 1. Bölge’den aday adayı olan Koca, listeye konulmadı.Koca, emniyetin özel dedektiflik bürolarına yönelik operasyonu çerçevesinde gözaltına alındı. Şirketin, aralarında iş ve siyaset dünyasından önemli isimlerin de bulunduğu kişilerin özel hayat bilgilerini ele geçirerek üçüncü şahıslara sattığı belirlendi. Büroda duvar saati içine gizlenmiş kayıt cihazı ile, kalem, düğme, saat, şapka ve kravat içine monte edilmiş kameralar da bulundu. Koca, tutuklanarak cezaevine gönderildi. (Gazeteport- Yusuf Sahici) 1)Üniversite öncesi eğitimde eğitim dili Türkçedir. Yeteri kadar talebin oluştuğu yerlerde özel ve devlet okulları seçmeli ders olarak anadil öğretimi (Örn: Kürtçe) yapabilirler .2)İsteyen istediği dilde özel televizyon kurmak, kurs açmakta özgürdür. 3)Sinema filmlerinin, talep oluşan yerlerde, anadile çevrilerek gösterilmesi serbesttir. 4)Üniversiteler anadilde mesleki eğitim vermek için talep oluşursa bu talebi karşılamakta hürdür. Ancak, sadece anadilde eğitim veren üniversite oluşturulamaz. Örneğin, Türk dilinde ekonomi eğitimi veren bir fakültede yeteri kadar talep oluşur ve bu talebi karşılayabilecek kapasitede öğretim elemanı bulunursa, Türkçe verilen bir ekonomi dersi ayrıca Kürtçe de okutulabilir. 5)Üniversiteler anadiller üzerine istedikleri gibi filoloji eğitimi verebilirler, anadil ve etnisite kültürü üzerine araştırma enstitüleri kurabilirler. 6)Adları sonradan değiştirilen şehirler resmi olarak iki dilde de adlandırılabilir. 7)Şehir, sokak, meydan vb. konulan tabelalar ihtiyaç dâhilinde resmi dil dışında anadilde de adlandırma ve yönlendirme yapabilir. 8)TBMM'nin resmi dili Türkçedir. Milletvekilleri kürsüde sadece Türkçe konuşmak zorundadırlar. 9)Belediyeler, valilikler, resmi dairelerde resmi yazışma dili Türkçedir. Ancak, ihtiyaca göre, daireler, bölümler, yönlendirici tabelalar, açıklamalar, formlar vb. daha genel bir söyleyişle vatandaşı bilgilendiren/ilgilendiren malzeme Türkçe dışında anadilde de yazılabilir. 10)Türkçe bilmeyen vatandaş için resmi daireler Türkçe-Kürtçe (veya herhangi bir anadil) bilen tercüman bulundurmak zorundadır. 11)Mahkemelerde vatandaşlar kendilerini daha rahat hissettikleri dilde ifade vermek hakkına sahiptirler. Bu ifadelerin anında Türkçeye çevrilmesi için devlet adalet kurumlarında tercüman çalıştırmak zorundadır. 12)Özel sektör tanıtım gereken alanlarda (örneğin lokanta mönüleri, mağaza, dükkân, pazar etiketleri) istediği dili kullanmakta serbesttir. ***Benim hazırladığım liste muhakkak ki eksiklerle dolu. Ancak amacı:1)Anadilin öğrenme ve kullanma hakkına ve2)Devletin tek resmi dilinin Türkçe olduğu gerçeğine aynı anda sahip çıkmak,3)Tek devlet çatısı altında buluşan vatandaşların beraber yaşamanın temel harcı olan tek dil (Türkçe) ile eğitilerek hal-i hamur olmalarını sağlamaktır. Cüneyt Ülsever
PEKİ KİM BU ADAMLAR? 56 kişiler… Dünya tarihinin en kalabalık casusluk örgütü olmakla suçlanıyorlar. Hepsi en az lisans mezunu. Yarısı yüksek lisans… Doktorasını yapan da var… Deniz Kuvvetleri’nin, Türkiye’nin düşünen, üreten beyinleri yani… Tamamına yakını asker. Sivil olanlarsa milli gurur cinsinden. Emsalleri yurtdışında çalışmayı fazilet sayarken bu adamlar TÜBİTAK’ta milli projeler üzerinde kafa yormuş. Akranlarına kıyasla en iyilerinin arasında gösterilenlerden. Peki kim bu adamlar? Neden bu davadalar? Bu adamlardan biri… TÜBİTAK Güvenlik Müdürü. TÜBİTAK’ın güvenliğini sağlayan adam yani. Milli projelerimizin korunmasında güvenli. Hem de öyle taşla sopayla değil, pek çoğumuzun aklının bile ermediği elektronik sinyal güvenliği tekniğiyle. Bu alanda mesleğinin en iyilerinden. Bir diğeri… Kriptoloji uzmanı. Kripto alanında Türkiye’de birkaç isimden biri… Adam para peşinde koşmamış. Özel şirketlerden çağırmışlar. Gitmemiş. Yurtdışına gel demişler “Ben okullarımı Devlet Parasız Yatılı Bursu’yla okudum, devletime hizmet edeceğim.” demiş. Tercihini TÜBİTAK’dan yana kullanmış. Az maaşa çok hizmet etmiş. Her türlü bilgiyi şifrelemek maksadıyla yazdığı programlar devletin pek çok kademesinde kullanılmış ve hâla da kullanılıyor. Yani bu işin uygulayıcısı değil bizzat mucidi. Şimdi Kandıra Cezaevi2nde tutuklu. Biri Savunma Sanayi Müsteşarlığı Uluslararası İşbirliği Daire Başkanı… İkisi Amiral… Ömürlerini denizlerde geçirmişler. Vatana hizmeti namus borcu bilenlerden… Biri Deniz Harp Okulu’nda Tabur Komutanlığı yapmış. Öğrencilerini evladından ayırmamış. Biri Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın 2 sene emir komutanlığını yapmış. Adam casuslukla suçlanıyor ama Deniz Kuvvetleri eski komutanı güvenmiş, en yakınına almış. Biri Deniz Kuvvetleri’nin tüm gemilerin harekatını takiple görevli bir albay. Biri Donanma İstihbarata Karşı Koyma Kısım Amiri… Her ay MİT ile toplantı yapan bir subay… Düşünün MİT bile farkında değil durumun. Allahtan imzasız ve isimsiz ihbar mektupları var… Biri Denizaltı Komutanı…Ekmeğini denizin altında kazananlardan… Bazıları pilot… Ve diğerleri… Deniz Kuvvetleri’ni,n gözbebeği gemilerinde çalışan subaylar… Aden Körfezi’nde, Hint okyanusunda, Karadeniz’de, Ege’de, Akdeniz’de, Atlas okyanusunda ve tüm dünya denizlerinde bu vatanın bayrağını dalgalandırmışlar… Aylarca analarından, eşlerinden, evlatlarından ve sevdiklerinden ayrı kalmışlar, özlemlerini dalgalanan bayraklarının coşkusu ile bastırmışlar. Her esen rüzgarda biraz vatanlarını, biraz sevdiklerini bulmuşlar. Önce vatan demişler. Gerisi teferruat diye düşünmüşler. Bu tertemiz vatan evlatlarının şimdi tek beklentisi var… ADALET! Bu adamlar gerekirse uğrunda ölmek üzere yemin ettikleri kendi vatan topraklarında tutuklular, yani esir tutulmaktalar. Evlerinden, sevdiklerinden, gemilerinden, vicdanları gibi bembeyaz ve tertemiz tuttukları üniformalardan uzaklar. Bu kadar mı peki? İddianamede adı geçen ancak henüz sanık yapılmayan, sırada bekleyen birçok Amiral ve subay da var. Hepsi ADALETSİZLİK sırasını bekliyor. Kim bilir! Bu piyango size de çıkabilir, yarın siz de gelebilir…
DURSUN ÇİÇEK GİZLİ TANIĞA ÖYLE BİR SORU SORDU Kİ ‘ İrticayla Mücadele Eylem Planı’ olarak adlandırılan ve darbe girişimi olduğu iddia edilen belgeye ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 18’inci duruşmasına gizli tanık ‘Efe’ damga vurdu.Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ise Efe’ye avukatların huzurunda da ifade verip veremeyeceğini sordu. Tanık Efe de kimliğinin deşifre olmaması halinde avukatlar huzurunda da ifade verebileceğini belirtti. Görüşü sorulan savcılar Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın, “Tanığın kimliğinin deşifre olma ihtimali vardır. Takdir mahkemenindir” dedi. Mahkeme heyeti bir ara vererek talebi değerlendirdi ve tanık koruma kararı gereğince, izleyicilerin ve basın mensuplarının salondan çıkarılmasına karar verdi. Başkan Köksal Şengün, gizli tanığın, mahkemeye sunduğu dilekçede, kendisinin ad, soy ad ve diğer kimlik bilgilerinin kullanılmasını istemediğini belirtti.Sanıklar salonda kaldıDilekçeyi okuyan Şengün, gizli tanığa ait bilgilerin basında da yer almasını istemediğini kaydettiğini söyledi. İzleyiciler ve basın mensuplarının dışarı çıkarılmasının ardından gizli tanık “Efe”nin, önce savcılıktaki ifadesi okundu. Savcılık ifadelerini kabul eden “Efe“ye önce Cumhuriyet savcıları ardından diğer sanıklar sorular yöneltti. Avukatların gizli tanığa soru yöneltmesi sırasında Cumhuriyet savcısının bazı sorulara itiraz etmesi üzerine tartışma çıktığı ve mahkeme heyetinin duruşmaya 15 dakika ara verdiği öğrenildi. Gizli tanık Efe ifade vermeye bugün de devam edecek. ÇİÇEK'İN SORUSUNA ÇELİŞKİLİ CEVAPMahkemede daha önceki ifadelerini tekrar eden Efe, “İlhan Cihaner’i 2009 yılında orduevinde sabah kahvaltıda Albay Dursun Çiçek ve rütbeli birkaç subayla gördüm” dedi. Bu sırada söz alan Dursun Çiçek ile Gizli Tanık Efe arasında ilginç bir konuşma yaşandı. Gizli tanık Efe’nin Dursun Çiçek’i ordu evinde gördüğünü söylemesi üzerine Efe’ye soru yönelten Çiçek, “Ne giyiyordum” diye sorunca ilginç bir tartışma başladı...DENİZCİ YEŞİL GİYMEZ! Erzincan’da İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın uygulamaya koyulduğu gerekçesiyle soruşturma başlatan Erzurum Savcısı Osman Şanal’ın iddiaları 12 gizli tanığa dayanıyordu. Bu iddialar arasında en önemlileri ise ‘Gizli Tanık Efe’nin iddialarıydı. 3 Aralık 2009 tarihinde ifade veren Efe, “Başsavcıyı 2009 yerel seçimlerinden 15-20 gün önce (veya seçimlerden 15 gün sonra) orduevinde sabah kahvaltıda Albay Dursun Çiçek ve rütbeli birkaç subayla gördüm” diyordu. Gizli tanık Cihaner’in kendisine “Tarikatların kökükünü kazıyacağını, 22 kişiyi gözaltına alacağını bunun için nöbetçi hakimi ayarladığını söylediğini” de iddia etmişti. Cihaner’in İsmailağa cemaatine yönelik operasyon yapılmadan önce kendilerini arayarak ilçede bu ve benzeri cemaatlerle ilgili çalışma yapılmasını istediğini kaydeden gizli tanık, soruşturma kapsamında kendisine gösterilen 4 nolu fotoğraftaki kişinin orduevinde Cihaner ile kahvaltı yapan kurmay Albay Dursun Çicek olduğunu öne sürmüştü. Ancak 4 nolu fotoğraftaki kişinin başka bir Dursun Çiçek olduğu belirlenmişti. KAZANCI 60 MİLYON TL Hürriyet yazarı Nuran Çakmakçı bugünkü yazısında ÖSYM’nin kazancına değindi. sınav sorularını ilk kez basına sattığına değinen Çakmakçı ÖSYM’nin yeni sistemindeki tartışmalara da değindi. İşte Nuran Çakmakçı’nın bugünkü yazısı:ÖSYM, bu yıl sınavları kazanç kapısı yaptı. Bu yıl yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı'ndan kurumun bütçesine tam 60 milyon TL girecek.Sınava giren 1 milyon 692 bin 345 adaydan 35'er lira başvuru ücreti aldı. Bununla da yetinmedi sınav sorularını ilk kez basına sattı. 27 Mart Pazar günü duyduğuma göre TRT’den bu yayın için 250 bin TL istedi. Bu yayının büyük kısmına Uğur Dershaneleri sponsor oldu. Her yıl ücretsiz sınav sorularını alıp, yayınlayan gazetelerden de bu yıl para istendi. Sadece YGS sorularını ve yanıtlarını yayınlayanlardan 100 bin TL, LYS için de ayrıca 100 bin TL isteyen ÖSYM, her ikisini birden alana 50 bin TL'lik indirim yaparak 150 bin TL'ye işi bağladı. Duyduğuma göre 4 gazete bu iş için elini cebine attı. Yani sadece basından 850 bin TL topladı. Küçük bir hesap yaptım. Bütün bunlardan ÖSYM'nin cebine tam 60 milyon TL (eski para ile 60 trilyon TL)girecek.Yılda yaptığı 40-50 sınavla yaklaşık 10 milyon kişiden para alan ÖSYM'nin hatırladığım kadarıyla bütçesi 180 milyon TL idi.Bu sene sınav sorularını satarak neredeyse bütçesinin üçte bir gelirini elde etti bile.Adaya özgü soru kitapçığı tartışma yarattıKPSS sorularının çalınmasının ardından ÖSYM'nin tüm yönetimi bilindiği üzere değişti. Prof. Dr. Ali Demir, Başkanlığa geldikten sonra tüm çalışanları göndererek, yeni bir ekip oluşturdu. Sınavın uygulanmasından, yapılmasına kadar bir dizi değişikliğe gitti. Sınavda alyans bile takmak yasaklandı. Kalem, silgi ve kalemtraş bile adaylara şeffaf poşet içinde dağıtılacak. Bütün bunlar daha önce yaşananların fobisinden olsa da normal diye karşılanabilir. Ama, ÖSYM bu dönemde tarihinde ilklere imza atmaya devam etti. Sınavdan kısa bir süre önce yine ilk kez bu sene bir uygulamaya geçti. Ancak, bu uygulama çok tartışılıyor.ÖSYM, bu yıl güya sınava giren adaylar arasında hak ve adaleti sağlamak amacıyla modernbilişim teknolojinin sağladığı olanakları kullanarak "adaya özgü soru kitapçığı" uygulaması başlattı. Sınav kapsamına uygun olarak bugün sorulacak olan sorular, alt alanlar dikkate alınarak,her aday için rastgele oluşturulmuş bir sırada soru kitapçığında yer alacak. Ancak, soruların veya sorulardaki seçeneklerin sıralanışı ile doğru cevap seçeneğinin yeri değişebilecek. Bu nedenle her adayın cevap anahtarı farklı olacak.Bütün bu değişiklikleri ÖSYM; kısıtlı bir kesime pilot olarak uyguladı. Zaten tartışma da buradan çıktı. Türkiye'nin farklı illerinden YGS'ye girecek lise son sınıf öğrencilerini kapsayan bu deneme sınavını hangi illerde ve hangi okullarda yaptığını açıklamadı. Okulların birçoğu da bütün bunların diğer öğrenciler için haksızlık olduğu görüşünde.****YGS'nin nabzı hurriyeteğitim.com'da Bugün büyük gün. Üniversite yolunda YGS ile atılan bu ilk adımda sınav sonrası adaylar daha çok yaptıkları testler sonucunda doğru ve yanlış yanıtlara göre hedeflerine ne kadaryaklaştıklarını merak eder. Sınavın kâbusu geçtikten sonra da Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) yapılacağı Haziran ayına kadar eksiklerini tamamlayıp, buna göre rota çizer. İşte bu süreçte okul, sınav ve eğitim alanında en doğru bilgi merkezi olan hurriyetegitim.com adayların yanında oluyor. Bugün siteye giren adaylar, "Puan Hesaplama Sihirbazı" ile her testteki doğru ve yanlış sayılarını yazarak YGS'de tahmini olarak kaç puan alacaklarını hesaplayacaklar. Dilerlerse "Hedef Ölçer" girip, aldığı puanı geçen yılki puanlarla karşılaştırabilecek. Böyleceaynı puanı alan öğrencilerin geçen yıl nereye yerleştiğini görebilecek. Ayrıca sınavla ilgili sondakika haberleri ve uzmanların YGS sonrası önerileri de sitede yer alacak.
İŞTE TÜRKİYE’NİN GERÇEK EKONOMİK DURUMU Türkiye'de Başbakan'dan korkan ekonomi yazarları gerçekleri yazamazken, piyasa uzmanları raporlarında Türkiye'nin ekonomisinin içler acısı durumunu yazmaktan çekinmiyorlar.EFG Istanbul Securities, Türkiye'de işlem yapan Yunan sermayeli bir menkul değerler şirketi. Bu şirketin büyükyabancı müşterilerine hitaben 27 Ocak'ta yayınlanan piyasalar raporunda şöyle deniliyor: GÜLE GÜLE OTUR BİLAL! Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Washington yakınlarında 261 bin 500 Dolara ev aldığı ortaya çıktı. Erdoğan vergi ayı olan Nisan ayında söz konusu ev için 3 bin 61 dolar vergi ödeyince durum ortaya çıktı. Bilal ve Reyyan Erdoğan adına kayıtlı 146 metrekarelik evin tapusunda Amerikan Vergi Dairesi’nin (Internal Revenue Service) vergi numarası olarak “17213643251” yer alıyor. ABD’de yaşayan gazeteci yazar Yılmaz Polat’ ın yaptığı saptamalara göre: Erdoğanlar, Çiller’den sonra ABD’de gayrimenkul alıp Amerikan hükümetine vergi ödeyen ikinci başbakan ailesi oldu. Bilal-Reyyan çifti, Ömer Tayyip adını verdikleri ABD vatandaşı oğullarını bu evde dünyaya getirdi. Tapu kaydına göre, “Collage Park 8403 Colesville Rd, Silver Spring” adresindeki ev için dosyada bağlantı adresi olarak sadece “İstanbul” ifadesi yer alıyor. Tapu kaydında “Prince Georges” kazasında bulunduğu ifade edilen evin 24 Ağustos 2005 yılında alındığı bilgisine yer veriliyor. Erdoğanların Washington yakınlarında Maryland eyaleti sınırı içinde kalan evi kirada mı, boşta mı tuttuğu öğrenilemedi.
BAŞBAKAN’A SES KAYITLARINI KİM SERVİS EDİYOR
Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingi uzun süredir beklenmekteydi. Erdoğan’ın Diyarbakır’da nasıl karşılanacağı merak konusuydu. Şehire gergin bir hava hakim olmasına rağmen, ciddi bir olay yaşanmadı. ERDOĞAN SÖYLEDİ SES KAYDI İNTERNETE DÜŞTÜ SES KAYDI HABER SİTELERİNDEN KALDIRILDI Hatırlayalım… |
|
| Son Güncelleme ( Cuma, 03 Haziran 2011 ) |

| PAKİZE MAĞZALARI |
| Hastane cad. |
| Toroslar |
| Pozcu |
| Mezitli |
| Erdemli |
| Mut |

YENİ HİZMET ANLAYIŞIMIZLA
HİZMETİNİZE GİRMİŞTİR
EV VE İŞYERLERİNE SERVİSİMİZ
VARDIR.
SİPARİŞ : 0324 202 00 09
MUĞDAT MAKROMARKET


REZERVASYON TEL
0324 336 58 25
| USD Alış | 1.7457 YTL |
| USD Satış | 1.7541 YTL |
| EURO Alış | 2.2989 YTL |
| EURO Satış | 2.3100 YTL |

ARAS METROPOL ŞUBE
ÖNEM TAŞIR
113.CAD NO:42 DEVLET
HASTANESİ
GİRİŞİ KARŞI SOKAĞI
TEL:0324 336 16 20
0324 336 36 72

EGEMEN OTO
YERLİ YABANCI OTO ÖZEL SERVİSİ
SABRİ ÖKE
ADRES:BARBAROS MAH GMK.BUL.
GÖÇMEN KAVŞAĞI
CARREFOUR EXPRES KARŞISI
4.MEVSİM SİT YANI
MY CAR BİTİŞİĞİ MERSİN
SIHHİ TESİSAT BİZİM İŞİMİZ
FATİH ÖZTÜRK
0535 777 67 01

HASAN ÇAY
(PROTEZ ORTEZ UZM)
YENİ MAH 5319 SOK
EVCİOĞLU APT ALTI NO:26
TOROS DEVLET HAST.PERSONEL
GİRİŞİ KARŞISI MERSİN
TEL: 0324 238 97 67
GSM:0507 251 45 32

WATER WORLD SU DÜNYASI
ÇOCUKLARINIZIN SAĞLIĞI
HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR

NEBİ GÖÇÜM
Nusratiye mah.5003 sokçekiç
apt. altı MERSİN pazar sokağı
0324 336 97 15
0536 733 73 33